27 Nisan 2009 Pazartesi

Vivaldi ve Apakan


Kim demiş "Ankara'da hayatın tek rengi siyaset, diplomasi ya da bürokrasidir" diye. Cumartesi günü, ABD Başkanı Barack Obama'nın 'Ermeni Anma Günü'ndeki mesajıyla üzülen Ankara, eğlenmesini de bildi. Cumartesi akşamı etkinlikleri Ankara'da da kaçırılmıyordu işte. Cuma gecesi, Obama'nın 1915 olayları için Ermenice (Büyük Felaket) demesinin üzerine apar-topar toplanan Dışişleri Bakanlığı üst yönetiminin Obama'ya verilecek kısa cevap için yaptığı 16 saatlik toplantı bitmiş, Müsteşar Ertuğrul Apakan da kendini Ankara'da hoş rüzgarlar estiren geleneksel müzik festivalinin kollarına bırakmıştı. Vivaldi ve tabii ki o ünlü eseri "Dört Mevsim", Milli Eğitim Bakanlığı Şura Salonu'ndan Ankara'nın kapalı havasına doğru yayıldıkça, yayılıyordu....Evet tabii ya, tıpkı Türk Dışişleri Bakanlığı'nın söylediği gibi: "Sayın Obama, soykırım tarihçilerin işi"

Yalnızca Apakan değildi Vivaldi'yi dinleyen. Onlarca büyükelçi, onlarca diplomat...Cumartesi akşamı dolu dolu olan salon, insana "Yaaa, Ankaralı da siyaset elbisesinden çabucak sıyrılıp, akşam konserlere gidiyor işte böyle" dedirtiyordu. Teşekkürler, Sevda Cenap And Müzik Vakfı. Daha ne konserler....İstanbul'a duyurulur...

1 yorum:

mengene dedi ki...

Ankara'nın okyanus kadar sert havasından sıyrılabilen Hilal'in gözlemleri de bize dört mevsim yaşatıyor..teşekkürler, bach

Öne Çıkan Yayın

Aradığınız sakinliğin adresini veriyorum : Göynük

Kaçıp, gitme dürtüsünün içimizi günde milyon kez yokladığı, dahası içimizi zonklattığı dönemler bunlar. Hep bir mayhoşluk, hep bir serse...