27 Mayıs 2009 Çarşamba

Urfa'da YOK YOK



“Urfa’nın etrafıııı, dumanlı dağlarrr aman, aman..” Şehre ayak basılır basılmaz sıra gecesine gidildiği, sadece bölgede değil tüm Türkiye’de isim yapmış Abdullah Uyanık ve saz arkadaşlarının dinlenildiği nerede görülmüş. Nerede olacak, Urfa'da. Koskoca AB büyükelçileri Cevahir Konukevi’nde binbir gece masallarındaki padişah sofralarını kıskandıracak ölçüde zengin yemek masasına da kuruldular. Tabii biz de. Abdullah Uyanık ve saz arkadaşları bağrı yanık türkülerini çığırırken, büyükelçiler, gazeteciler, ticaret odası başkanları,,, ye babam ye. Sofraya tam yumulma pozisyonu. Ne eksik, ne eksik…Herkes birbirine fısıldıyor. Efendim, Urfa’da özellikle otellerde, büyük işletmelerde, dahası her yerde alkollü içki servisi yok. İsveç Büyükelçisi Christer Asp “Kırmızı şarap olsaydı, ne güzel olurdu” diye iç geçirirken, biz gazeteciler “Bu yasak çok ama çok yanlış” deyip, etrafa bön bön bakıyoruz. Yapacak bir şey yok. İçki yok.

Ateşler içinde çiğ köfte partisinin üstüne davulcunun oynak dansları serin yaz bahçesini sıkı şenlendirdi. Büyük usta çiğ köfteyi yuğururken, kendisiyle fotoğraf çektirmek için sıraya giren küçük büyük herkes, çiğ köfte şöleninde gerçekten çocuklar gibi şendi. AB Komisyonu’nun Türkiye Temsilcisi Marc Pierini, Türkiye’de bulunduğu yıllar boyunca sanırım ilk kez bu kadar halkla kaynaşıyor, kahkaha atma derecesine ulaşacak kadar yumuşuyor. Ey yurdum toprağı, sen nelere kadirsin. Valla, Pierini gülümsüyor. Poşum nasıl ama poşum! Bizi Urfa’da ağırlayan Gaziantep Ticaret Odası tüm büyükelçilere o güzelim yemeğin üstüne poşu da hediye ediyor. Rengarenk ve çok büyüleyiciler. İşte, yörenin kahvesi mırra da geldi ki, tamam. İçki yasağının yarattığı gerilim uçtu gitti derken, bizim otel Manici’de içkinin krallarını, kraliçelerini de bulduk. Burası Türkiye…Burası Urfa. Yani, yok yok…..

Hiç yorum yok:

Öne Çıkan Yayın

Aradığınız sakinliğin adresini veriyorum : Göynük

Kaçıp, gitme dürtüsünün içimizi günde milyon kez yokladığı, dahası içimizi zonklattığı dönemler bunlar. Hep bir mayhoşluk, hep bir serse...