14 Mart 2009 Cumartesi

Susan Hanım, sizi çok seviyorum


Benim gibi 'ne bulsa yiyemeyen', zorunlu durumlarda "karın doysun yeter" diyen, yemekle ilişkisini hep seviyeli tutan birine Binbir Gece Masalları'ndaki gibi bir ziyafet çekmeniz değil tabii ki size olan sevgimin nedeni. Tabii, bu ziyafet size olan sevgimin kaymağı, cilası, tadı-tuzu oldu. Hakkınızı yiyemem. Bana yeni yıl hediyesi olarak verdiğiniz ev yapımı marmelatların tadı da hep damağımda. Sevgi dolu, iştah açıcı bir sofraya ihtiyaç duyduğumda kapınızı cesaretle çalacağım.
Zamanın hiç önemi yok. Hiç yok! Susan Hanım'la zaman zaman karşılaştık işte: Yemeklerde, resepsiyonlarda. Benim hep "Herşey sıradanlaştı. İnsanlar ne kadar da yavan, duyarsız. Sevmeyi bilmiyorlar, hatta sevgiden korkuyorlar" dediğim dönemlerde, Susan Hanım'ın gözleri parladı. Karanlıkta hep umut oldu onun sözleri. İnsanlık dolu, barış dolu sözleri. "Neydi ki, yaşamın amacı: Tüm sevgimiz ve enerjimizle dünyanın nimetlerinden tatmak, hangi kökenden gelirlerse gelsinler insanlarla barış içinde birarada olmak, zora düştüğümüzde kendi içimizdeki güce cesaretle sarılmak."

Evet, bu kadardı. Yaşam hem koskocaman, hem de çok küçücüktü. İnsanların birbirini öldürdüğü, kültürlerin birbiri üzerine baskıyla çöktüğü, çocukların sevgisiz bırakıldığı bir dünyayı istemiyorsak içimizdeki sevgiyle bunu tersine çevirebilirdik. Sevgi her dinden, her kültürden, her inanıştan, her coğrafyadan üstündü. Çok üstündü!

Susan Hanım, bir Bahai. Lütfen siz de ona "Bilinmeyen insan" muamelesi yapmayın. Bizim nüfus müdürlerimizin yaptığı gibi. Bahai inanışına sahip olduğu ve bunu da kayıtlara geçirmek istediğinde Susan Hanım'a "Siz, bilinmeyen bir dindensiniz" diyen nüfus müdürlerimiz için "Eğitim Şart" diyorum. "Dünya tek bir vatan ve insanlar onun vatandaşlarıdır. Hepiniz bir ağacın meyveleri ve bir dalın yapraklarısınız" diyen Bahai inanışının öğretilerinden size şimdilik küçük bir bölüm sunacağım. Unutmayın, içinizde sevgi varsa, hangi inançtan olursanız olun insanlık ya da kendiniz için bir anlam ifade ediyorsunuz. Yoksa, çok inançlı olun...Gerçekten, dünyanın umurunda değil. Bakın, Bahai öğretisi ne diyor:

"Herkes, gerçeği bağımsızca araştırmalıdır. Irk, din, dil, ekonomik ve toplumsal kökenli taassuplar terkedilmelidir. Eğitim ve öğretim, evrensel ve zorunlu olmalıdır. Erkek ve kadına aynı haklar ve fırsatlar verilmelidir. Din ile bilim uyum içinde olmalıdır. Herkes bilgisini artırmalı ve bir meslek edinmelidir. İnsanlığa hizmet amacıyla yapılan her iş, ibadet kadar kutsaldır. Aşırı zenginlik ve aşırı fakirlik giderilmelidir. Uluslararası yardımcı bir dil öğretilmelidir. Ortak güvenlik ve insanlığın birliği ilkelerine dayanan uluslar topluluğu kurulmalıdır."
Dünyada çok yaygın olan Bahai inanışıyla ilgili çok özel bilgi ve ayrıntıları da sayemde birincil kaynaktan öğrenme şansınız olacak. Çünkü, Susan Hanım var!

2 yorum:

Pelin dedi ki...

yaşamın amacı: Tüm sevgimiz ve enerjimizle dünyanın nimetlerinden tatmak, hangi kökenden gelirlerse gelsinler insanlarla barış içinde birarada olmak, zora düştüğümüzde kendi içimizdeki güce cesaretle sarılmak...
Çok etkilendim... Okurken keyif aldım.

lanmallar dedi ki...

Nefis blog on numara, şahane dört dörtlük. tebrikler hem kültürlü hem humanist olunca böyle insana umut veren yazılar çıkıyor demekki tekrar tekrar tebrik ediyorum, teşekkür ediyorum ve devamını sabırsızlıkla bekliyoruz...

Öne Çıkan Yayın

Aradığınız sakinliğin adresini veriyorum : Göynük

Kaçıp, gitme dürtüsünün içimizi günde milyon kez yokladığı, dahası içimizi zonklattığı dönemler bunlar. Hep bir mayhoşluk, hep bir serse...