5 Şubat 2010 Cuma

Caz... Jazz... Caz...

Ankara'da 'caz yapan' çok. Kafa şişiren, beyin patlatan. Hele son döneme bir bakın. Mecliste yumruklar havada uçuşuyor, Başbakan Tayyip Erdoğan 'peygamber mi, değil mi' diye koca koca milletvekilleri birbirine giriyor. Makineli tüfek gibi konuştukça, insanı canından bezdiren Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, gidiyor TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu'nun odasını basıyor. Mumcu'ya 'görev nasıl yapılırmış' onu anlattığını zannediyor. Pardon da, yeter artık. Peygamber misiniz, milletvekili misiniz, kadın mısınız, erkek mi... Herneyseniz; caz yapmayın, kafaları karıştırmayın...

Ama bakın, Başkent'te bir konser salonunda sahnede kim var. İyi ki var, iyi ki var. Türkiye'ye gerçek cazı getiren duayen bir isim: İlham Gencer. Arkasında cazda dünyaya nam salmış bir orkestra. Hava Kuvvetleri Komutanlığı Cazın Kartalları Orkestrası. İyi ki var, iyi ki var. Oh beee, böylelikle memlekete saçma mesajlar saçtıkça nerdeyse mutlu olduklarını düşündüğüm seslerden kurtuluyorum. Demek ki, Ankara'da gerçek cazın kaynağını bulmakta fayda var.

Bilkent Konser Salonu burası. "Besame mucho"ların, "Yavuklu Binnaz"ların, "Fly me to the moon"ların, kulağınızdaki bütün kiri pası temizleyebileceği, sizi soğuk, donuk, hatta ölgün Ankara akşamlarından kurtarabileceği kutsal mekan. 13. Uluslararası Ankara Caz Festivali'ne evsahipliği yapıyor. Tanrımmm, ben ne kadar şanslıyım. Protokol konserinde Cazın Kartalları Orkestrası ve İlham Gencer'le birlikteyim. 85 yaşındaki bu müzik dolu, aşk dolu adam piyanosunun başında harikalar yaratmakla kalmıyor, sahne danslarıyla salonu coşturuyor. "Eveeeet, İlham Bey dünya döndükçe, müzik var. Hayat var" alkışları, onu gerçekten ölümsüz kılıyor. Bırakın Türk Hava Yollarını, Britis Airways'i, Cazın Kartalları Orkestrası'yla uçmadıysanız... siz hiç uçmamışsınız...!

"Caz ve Piyano": Festivalin bu seneki konusu. 20 Şubat'a kadar birbirinden harika konserlerle, Ankara'nın içi bayık havasından gerçekten kurtulma şansınız var. Ankara Caz Derneği'nin özene bezene hazırladığı festival kapsamında dünya çapındaki piyanistlerin yanısıra Türkiye'den de birçok değerli caz sanatçısıyla kavuşma olanağı bulacaksınız. Hey, size söylüyorum. Bırakın televizyonlardaki, gazetelerdeki ya da etrafınızdaki 'caz yapanları'... Kendinizi New York'un dumanlı, karanlık ve efsanevi caz kulüplerinde hissetmek istiyorsanız, yerinizde duramayacağınız anlar yaşamaktan yanaysanız, sadece caza değil, deneysel ve elektronik oluşumlara, caz-fusion türüne, yeni müziklere de ilgi duyuyorsanız.....daha ne duruyorsunuz. Caz başladı. Gerçek caz. Konser biletleri de http://www.mybilet.com/ da satışta.

2 yorum:

ayse keskalan dedi ki...

All that Jazz !!!!!

Ozlem Oktar Varoglu dedi ki...

Hilal hanım, ne güzel anlatmışsınız.. Elinize sağlık...

Öne Çıkan Yayın

Aradığınız sakinliğin adresini veriyorum : Göynük

Kaçıp, gitme dürtüsünün içimizi günde milyon kez yokladığı, dahası içimizi zonklattığı dönemler bunlar. Hep bir mayhoşluk, hep bir serse...