24 Kasım 2009 Salı

Jeffrey...........Digital Jeffrey / Büyükelçi Jeffrey'le söyleşi (2)


Amerika’nın Ankara Büyükelçisi James Jeffrey’in aslında internette ne kadar aktif olduğuna, insanlarla Amerikan dış politikasını tartışmak için her ortamı değerlendirdiğine daha önce de şahit olmuştum. Çünkü, Amerikan Dışişleri Bakanlığı bünyesinde oluşturulan Uluslararası Bilgi Bürosu (International Information Program) çalışanları, diplomatların internet ortamında dünyadan her çeşit insanla diplomasiyi tartışmalarını sağlamak için de özel bir sisteme sahip. Böylelikle diplomatlar ‘soğuk, iletişimden uzak, insanlardan kopuk’ imajından tamamen arındırılıyor ve bildiğimiz ‘dijital diplomatlar’a dönüşüyor. Ve, ekonomiden, diplomasiye, kültürden, global değişimlerin etkilerine kadar uzanan geniş bir yelpazade, internette tartışma ortamı başlıyor. Sistemin adı “Co.Nx” http://co-nx.state.gov

Video, döküman, tablo, grafik gibi çeşitli bilgilerin internet ortamında paylaşılmasını sağlayan bu sistem sayesinde bir gün Büyükelçimiz James Jeffrey, geçti kendi özel bilgisayarının başına tüm dünyadan insanların sorularını yanıtladı. Çin’den, Afrika’dan, İstanbul’dan, Rusya’dan Jeffrey’e sorular yağarken, Amerikan dış politikasıyla ilgili soruların yanıtlarını herkesin birebir görme imkanı da oldu. Büyükelçi Jeffrey, zaman zaman düzenlenen bu soru-cevap seanslarının yanısıra bir de büyükelçiliğin kendi internet ortamında “Ask the Ambassador –Büyükelçi’ye Sorun” köşesinden tüm Türkiye’den kendisine yöneltilen soruları cevaplıyor.

Büyükelçi Jeffrey’le, Amerikalılar’ın geleneksel Şükran Günü (Aile Bayramı), bizim de Kurban Bayramı’mız öncesinde yaptığımız söyleşide “Amerikan Dijital Diplomasisi” üzerinde dururken, size ‘yeni medya’ dediğimiz sistemde kaç kişinin olduğu hakkında da bilgi vermek istedik. Hani şu hepimizin facebook’u var ya. Bu Amerikan icadı, internette en popüler paylaşım sitesi olan facebook’u kullananların sayısı 250 milyona ulaşmış durumda. Blog sayfa sahiplerinin sayıları da milyonlarla ifade ediliyor. Türkler, facebook’u en çok kullananlar arasında Amerikalılar, İngilizler ve Kanadalılar’dan sonra 4. geliyor. Türkler, Avrupa’da da internet kullanımında ilk 10'a girmiş durumda. Türkiye’de internet ortamındaki bu kadar yasağa karşın, halkın teknolojiye ve yeni iletişim tekniklerine ilgisini Büyükelçi Jeffrey, “Çünkü insanlar gelişime açık ve daha çok bireyselleşiyorlar” diye açıklıyor. Bu bireyselleşmenin, hani 'toplumdan-insanlardan kopuk, zombi' olma durumuyla ilgisi yok. Daha çok, insanın kendi bireysel yeteneklerine, görüşlerine sahip çıkma ve bunları daha çok insanla paylaşma isteğiyle ilgisi var. Demek ki, şöyle de bir durum var. Türkiye’de yasaklar sürse de, Türk halkı ne yapıp ne edip istediğine ulaşıyor. Türk dediğin de böyle birşey olmalı zaten. !!!

Büyükelçi Jeffrey, ‘dijital diplomasi’nin sınırsızlığını ve faydalarını anlatırken, bir de “Amerika’daki yabancı öğrenciler” konusuna dikkat çekti. Bakın size yine ilginç rakamlar veriyorum. Bu yıl Amerikan üniversitelerine 13 bin 263 Türk öğrenci kayıt yaptırdı. Bu rakam, geçtiğimiz yıl 12 bin 30’du. Rakam her yıl artıyor tabii. Siz, bir de Amerika’daki milyonlarca öğrenciyi düşünün. Hepsi oraya “Kendi farkını koymak” adına gitmiş. Ve, Amerikan yönetimi bu öğrencileri internet ortamında da bulup, tek tek ilgileniyor. Amerikalı öğrencilerle, diğerleri internet ortamında da kaynaşıyor. Kültürler değiş-tokuş yapılıyor.

“Hilal Hanım, böreği sevdiniz mi” diye yine söyleşimizin arasına girip, nefes aldırıyor bana Büyükelçi Jeffrey. Daha anlatacak çok şeyi var tabii bana. Benim de çok sorum. Böreeeek, çoook sevilesi….Öyleyse devam… !

4 yorum:

deniz arslan dedi ki...

resimlere bayıldım hilal :)

ayse keskalan dedi ki...

börekli sohbetlerinizin devamını merakla bekliyorum....

Hilal Köylü dedi ki...

deniz cimmm,,,daha süper fotoğraflar göreceksin...bekle...
ayşe cim, vakit ayırıp da yazılarımı okuduğun ve yorumlarını tüm blog okurlarıyla paylaştığın için çok teşekkür ederim.

Oznur dedi ki...

hilalimmmmmm..... ortalık yıkılıyooooooo..... eline, kalemine ve yüreğine sağlık...... üçüncü bölümü heyecanla bekliyorum..... :)))

Öne Çıkan Yayın

Aradığınız sakinliğin adresini veriyorum : Göynük

Kaçıp, gitme dürtüsünün içimizi günde milyon kez yokladığı, dahası içimizi zonklattığı dönemler bunlar. Hep bir mayhoşluk, hep bir serse...