5 Kasım 2009 Perşembe

Gelincik Miliband


Onu bu kez bir ezik, bir kırgın, bir solgun ve bir de zorlama gülümseme çabası içinde gördüm. Koskocaman karizması, yakışıklı ve zeki, doğuştan bakan ve asil havası uçup gitmiş de sanki sokaktaki bir vatandaş havasına bürünmüş. Ama normal, ama normal. Afganistan’da hayatını kaybeden İngiliz asker sayısı her geçen gün artıyor. Şimdi son rakamlara bakıyorum; 2001’deki işgalden bu yana İngiltere, Afganistan’da 184 askerini kaybetmiş. Ölümler son günlerde öyle arttı ki, Birleşik Krallık yas içinde. Açın bakın BBC’yi, insanlar yakalarına gelincik rozeti takıyor son yüzyılda hayatını kaybeden askerler anısına, savaşırken kaybolup giden İngilizler adına.

İşte Britanya Dışişleri Bakanı David Miliband’in de yakasındaydı bu rozet. O hafif gelinciğin hüznüne bürünmüştü. Davutoğlu’yla düzenlediği basın toplantısında biz onu “Kıbrıs, Kıbrıs” diye sıkıştırırken, o kesin Afganistan’ın çukur cehenneminde Taliban’la deliler gibi savaşmak zorunda olan askerlerini düşünüyordu. Son 2.5 yılda 4. kez boşu boşuna gelmemişti Ankara’ya. Türkiye onlara Afganistan’da ya destek verecek ya da daha çok öleceklerdi. İşte, ölüm kartı. !!!!

Diplomasinin can alıcı kartı, ölüm kartı! İngiltere de, Kıbrıs sorunu ile AB üyeliği arasında sıkışıp kalan Ankara’ya ya yardım edecek ya da Afganistan’da kendi başının çaresine bakacaktı. Türk diplomasisi bu kartın üzerine çoktan atlamıştı bir kere. Taaa sevgili, Miliband’den daha yakışıklı, daha karizma, daha çikolata Obama Ankara’ya geldiğinde. O da Afganistan’da Türkiye’siz başaramayacaklarını biliyordu.

Neler oluyor bu arada. Kendini Türkiye’nin tepesindeki hakim güç zanneden AB, kalkıyor diyor ki “2009 sonunda Rumlara Türk limanları açılmazsa, Türkiye’nin AB üyelik müzakere sürecine müdahale ederim”…….Pışşııııııkkkk, derler adama. Afganistan’da ölümlerden ölüm beğenen İngiltere ve Amerika’nın hali ortadayken, onları o bataklıktan kurtaracak tek güç Türkiye’yken, AB de Türkiye’yi Kıbrıs konusunda terletecekmiş. Hiç ter falan yok Türk diplomatlarda haberiniz olsun. Öyle, sanki yeni bir Kıbrıs açılımı başlatmış gibi görünüyorlar, yoğun mesaide havası veriyorlar ama başı göklere ermiş dağlar kadar serinler. Terleyen varsa bir Amerika, bir de İngiltere…

Baksanıza şu Miliband’in haline. Ben son 2.5 yılda 4. kez görüyorsam onu ve diyorsam ki, “Bu sefer çok, çok üzgün bu adam. Mutsuz ve çaresiz. Yorgun yakışıklı”, bu ölüm kartı Türkiye’nin lehine işlemektedir. Gün geçtikçe daha da işleyecektir. Öyle çözülmez düğüm gibi görünen Kıbrıs, bir Obama ya da bir Miliband el hareketiyle birden bire gevşeyecektir. Gevşemezse de who cares. Türkiye, AB yolunda Kıbrıs’a rağmen çatır çatır ilerleyecektir. Böyleyken, bu treni durdurabileceğini zanneden Sarkozy ile Merkel, trenin ardından belki de Miliband’den daha üzgün…..yok yılgın, yok çaresiz, yok bitik, bakıııııp gidecektir…. Bilginize !

1 yorum:

ayse keskalan dedi ki...

verdiğimiz şehitler yetmiyormuş gibi, bir de Afganistan'da mı kaybedeceğiz yani gencecik evlatlarımızı ? Ne uğruna, AB üyeliği! İstemiyorum kardeşim AB üyeliği, alsınlar başlarına çalsınlar AB'lerini....Sanki gerçekten AB'ye alacaklarmış gibi.... Bunlar Türkiye ne yaparsa yapsın almazlar... Türkiye de verdiği ödünlerle kalakalır ortada.... AB deyince tüylerim diken diken oluyor...

Öne Çıkan Yayın

Aradığınız sakinliğin adresini veriyorum : Göynük

Kaçıp, gitme dürtüsünün içimizi günde milyon kez yokladığı, dahası içimizi zonklattığı dönemler bunlar. Hep bir mayhoşluk, hep bir serse...